7.15.2011

Hay Aksi!

Bööö! Yine ben, arkadaşım. Dün seni bıktırdığımı sandım o yüzden sustum biraz. Ama sanırım gevezeyim ben. Bak, hemen başladım dırdıra. Ama söz, bu kez dünkü gibi germeyeceğim ortamı. Sakinim, sakin olduğum kadar da enerjiğim.
Afedersin, arkadaşım, hiç halini hatrını sormamışım. Nasılsın? Senin hayatın nasıl gidiyor? İyi gittiğine sevindim :).
Ben de tatil keyfi yaşamaya çalışıyorum. Klasik bir tatil manyaklığını ben de yapıyorum: uyku düzenimi mahvediyorum. Duydum ki sen de öyle yapıyormuşsun; ama dur bir saniye, uyumayı sevdiğini duydum sanki. Hiç anlamamışımdır insanların 'beni bıraksalar yirmi saat uyurum!' diye övünmelerine karşın öc almaya çalışır gibi en ufak fırsatta 'sevgili uykularını' berbat etmelerini. 'Uyku'nun ne günahı var. Yıl boyunca zaten tadına vara vara uyuyamamışsın neden fırsatı bulunca da suçlu oymuş gibi eziyet edersin. Hem düzensiz bir uyku 'düzeni' deli gibi baş ağrılarını da getirmiyor mu? Tabi bu benim görüşüm, senin görüşün de çok önemli benim için :).
Her neyse... Biraz daha 'ben'i anlatayım. Karalamalardan hoşlanırım, öylesine yazmaktan. Senle sohbetimi de kaydediyorum işte ve bu sohbet ilk ciddi yazım olacak herhalde. Sonra genelde mutluyumdur, yani 'pembe gözlüklü Pollyanna' değil de daha çok mutlu olmayı seven biriyim. Saatlerce oyun oynayan insanları hiç anlamam, eğlence anlayışım daha farklıdır. Lütfen yüzünü ekşitme öyle! Sen oyun oynamaya bayılıyor olabilirsin ve ben sana bir engel değilim. Ön yargılı değilimdir, dik kafalı hiç değilim. Konuşmayı severim-bunu fark etmiş olman lazım :D.
Hay aksi, hep ben konuşuyormuşum gibi hissettim nedense(!). O zaman yine susuyorum. Konuşmak istediğinde, arkadaşım, ben buradayım. Tamam mı :)?
Yazının kıssadan hissesi: Bu arkadaşın çok konuşkan, hiç çekilir mi bu kadar konuşkanı! :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder